Ege Bölgesi’nde yaşanan yoğun yağışlar, İzmir’in su rezervlerini önemli ölçüde artırdı. 2026 yılı Nisan ayı verileri, kentteki su güvenliği endişelerini büyük ölçüde azaltarak, sakin bir havanın hakim olmasına neden oldu. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) tarafından yayımlanan raporlar, barajlardaki doluluk seviyelerinin kritik eşiklerin üzerine çıktığını gösteriyor.
TAHTALI BARAJI’NDAN İYİ HABERLER
İzmir’in en önemli su kaynağı olan Tahtalı Barajı, geçtiğimiz yılın aynı döneminde su seviyesinin yüzde 15’e kadar düştüğü bir kriz ile karşı karşıya kalmıştı. Ancak son yağışlarla birlikte bu durum değişti. 4 Mayıs’ta yüzde 54,37 olarak kaydedilen doluluk oranı, 5 Mayıs’ta yüzde 54,40’a ve bugün itibarıyla yüzde 54,44’e yükseldi. Barajdaki toplam su hacmi 175.873.000 metreküp, kullanılabilir hacim ise 156.273.000 metreküp olarak ölçüldü.
GÖRDES BARAJI’NDA DÜZENLİ ARTIS
Ocak ayında kritik bir seviyeye ulaşan Gördes Barajı’nda da dikkat çekici bir iyileşme görüldü. Yağışların etkisiyle su seviyesi hızla yükseldi. 5 Mayıs verilerine göre doluluk oranı yüzde 41,72 olarak kaydedildi ve bu oran bugün de sabit kaldı. Toplam su hacmi 1.198.180.000 metreküp, kullanılabilir su hacmi ise 182.680.000 metreküp olarak belirlendi.
İZMİR BARAJLARINDA 6 MAYIS 2026 GÜNCEL DOLULUK ORANLARI (İZSU VERİLERİ)
– Tahtalı Barajı: %54,44
– Balçova Barajı: %97,14
– Ürkmez Barajı: %97,96
– Gördes Barajı: %41,72
– Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %78,18
SÜPER EL NİNO’NUN ETKİLERİ BEKLENİYOR
Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, iklim döngülerine dikkat çekerek 2026 yılının son 80 yılın en yağışlı yılı olabileceğini açıkladı. Çok kuru dönemlerin ardından genellikle çok yağışlı yılların geldiğini hatırlatan Yaşar, Süper El Nino etkisinin sonbaharda İzmir’e ciddi yağışlar getirebileceğini öngördü.
30 YILDA İLK KEZ
Prof. Dr. Yaşar, Tahtalı Barajı’nın 1996 yılında açılmasından bu yana ilk kez 1 Ocak’tan itibaren her gün su seviyesinin yükseldiğini vurguladı. Toprağın başlangıçta suya aç olmasının artışı yavaşlattığını, ancak doygunluğa ulaşıldıktan sonra günlük artış oranlarının yüzde 1 ile 4 arasında değiştiğini belirtti. Gördes Barajı’ndaki teknik sorunların çözülmesiyle birlikte, iki ana barajın mevcut seviyeleriyle İzmir’in iki yıllık su ihtiyacının karşılanabileceği ifade edildi.
“SU YÖNETİMİ TEMEL SORUNDUR”
Prof. Dr. Yaşar, Türkiye’de asıl sorunun su kıtlığı değil, su yönetimi olduğunu belirtti. Mevcut su kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılması gerektiğinin altını çizen Yaşar, Çiğli arıtma tesisinden elde edilen suyun tarımda kullanılmasının ve yer altı sularının koruma altına alınmasının İzmir’in uzun vadeli su güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
BARAJ DOLULUK ORANI NEDİR?
Baraj doluluk oranı, bir barajda bulunan suyun, barajın toplam depo kapasitesine oranını gösteren bir ölçümdür. Genellikle yüzde (%) cinsinden ifade edilen bu oran, su kaynaklarının güncel durumunu değerlendirmek ve içme suyu temini, tarımsal faaliyetler ve hidroelektrik enerji üretimi gibi alanlarda planlama yapmak için kullanılır. Doluluk oranının düşmesi kuraklık riskini artırırken, yüksek seviyelere ulaşması ise taşkın riski ve su yönetimi açısından daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir. Büyük şehirlerde suyun verimli kullanımı için bu verilerin düzenli olarak izlenmesi önem taşır.